| |
Aba zamanı
yaba , yaba zamanı aba alınır. |
Abanın kadri,
yağmurda bilinir. |
Abdal
düğünden, çocuk oyundan usanmaz. |
Abdalın
arkadaşlığı yol görününcüye kadardır. |
Abdestsiz
sofuya namaz dayanmaz. |
Aca dokuz
yorgan örtmüşler,yine uyuyamamış. |
Acele giden
ecele gider. |
Acele ise,
şeytan karışır. |
Acele yürüyen
yolda kalır. |
Acemi katır
kapı önünde yük indirir. |
Acı acıyı
bastırır,su sancıyı. |
Acı patlıcanı
kırağı çalmaz. |
Acıkan
doymam,susayan kanmam sanır. |
Acındırırsan
arsız, acıktırırsan hırsız olur. |
Aç ayı
oynamaz. |
Aç bırakma
hırsız edersin, çok söyleme arsız edersin. |
Aç koynunda
azık durmaz. |
Aç köpek fırın
yıkar. |
Aç kurt insana
saldırır. |
Aç tavuk
rüyasında kendini darı ambarında görür. |
Aç tokun
halinden bilmez. |
Açık yaraya
kurt düşmez. |
Açın imanı
olmaz. |
Açın karnı
doyar gözü doymaz. |
Açlık ile
tokluğun arası bir dilim ekmek. |
Adam
eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur. |
Adamak
kolay,ödemek güçtür. |
Adamakla mal
tükenmez. |
Adamın iyisi
iş başında belli olur. |
Adı çıkmış
doksana, hiç inmez seksene. |
Ağaca balta
vurmuşlar "sapı bedenimde"demiş. |
Ağaca çıkan
keçinin doğurduğu oğlak dala bakarmış. |
Ağaca dayanma
çürür,insana dayanma ölür. |
Ağacı kurt,
insanı dert bitirir. |
Ağaç ne kadar
meyve verirse ,dalı o kadar yere eğilir. |
Ağaç ne kadar
uzarsa uzasın göğe değmez. |
Ağaç ne kadar
yüksek olsa da yaprakları yere düşer. |
Ağaç yaş iken
eğilir. |
Ağaçlı köyü su
basmaz. |
Ağaçtan maşa,
aptaldan (çingenden) paşa olmaz. |
Ağır kazan geç
kaynar. |
Ağır otur,
batman götür. |
Ağır taş
batman döver. |
Ağız yemeyince
yüz utanmaz. |
Ağlama ölü
için, ağla deli için. |
Ağlamayan
çocuğa meme vermezler. |
Ağlarsa anam
ağlar, gerisi yalan ağlar. |
Ağlayak da
gözden mi olak? |
Ağlayanın
malı, gülene hayır etmez. |
Ağrısız baş
mezarda gerek. |
Ağustos ayında
beyni kaynayanın, zemheride (Zahmarıda) kazanı kaynar. |
Ağzı açık
ayran delisi. |
Ahmak misafir,
ev sahibini ağırlar. |
Ak akçe kara
gün içindir. |
Ak koyunun
kara kuzusu da olur. |
Akan su yosun
tutmaz. |
Akan su, pis
tutmaz. |
Akçe bulsam,
çıkı yok. |
Akıl akıldan
üstündür. |
Akıl yaşta
değil baştadır. |
Akılı olmayana
neylesin sakal, kayışı tarladan götürür çakal. |
Akıllı at
kendine kırbaç vurdurmaz |
Akıllı
düşünene kadar, deli oğlunu evermiş, torunu olmuş. |
Akıllı evladın
var, neylersin mali, akılsız evladın var neylersin mali? |
Akılsız basın
cezasını ayaklar çeker. |
Akılsız baştan
sefil taban ne çeker. |
Akılsız köpeği
yol kocatır. |
Akılsızın
şaşkını beyaz giyer kış günü. |
Akrabanın
akrabaya ettiğini akrep etmez. |
Akranıyla
konuşmayanın sesi, semadan gelir. |
Akşam gelen
misafirin, yiyeceği bulgur sıkısı, yatacağı ahır sekisi. |
Akşamın
hayırından sabahın şeri iyidir. |
Al elmaya taş
atan çok olur. |
Al yakışırken,
el bakışırken. |
Alacağın bir
iğne, çeliğin okkasını orantıya vurursun. |
Alışmış
kudurmuştan beterdir. |
Alim unutmuş,
kalem unutmamış. |
Allah aptala
eşeğini kaybettirir, sonra buldurup sevindirir. |
Allah şaşırttı
mı, dayıya hala dedirtirmiş. |
Allı yelek,
pullu yelek, canfes neye gerek? |
Alma el
kızının ahını, gökten indirir şahini. |
Alma mazlumun
ahini çıkar aheste aheste. |
Altın anahtar,
her kapıyı açar. |
Altın eşik,
ağaç eşiğe muhtaçtır. |
Altın yere
düşmeyle değer kaybetmez. |
Altının
kıymetini sarraf bilir. |
Ana gibi yar,
vatan gibi diyar olmaz. |
Anan gibi saç
büyütecegine, baban gibi bıyık büyüt. |
Anan turp,
baban şalgam, sen içinde gülbe şeker. |
Ananın bastığı
yavru incimez. |
Bugün bana ise
yarın sana. |
Bugünkü işini
yarına bırakma. |
Bugünkü tavuk,
yârinki kazdan iyidir. |
Bülbülü altın
kafese koymuşlar "vatanım" demiş. |
Bülbülün
çektiği; dili belasıdır. |
Büyük ekmek,
büyük bezeden olur. |
Büyük lokma
ye, büyük söz söyleme. |
Büyük zekalar
birlikte düşünürler. |
Cahile söz
anlatmaktansa, deveye hendek atlatmak iyidir. |
Cahilin
dostluğundan, alimin düşmanlığı iyidir. |
Cahille
arkadaş olma küstürün, cam kırığıyla kıçını silme kestirirsin.
|
Cami ne kadar
büyük olsa da imam bildiğini okur. |
Can boğazdan
gelir. |
Can çıkar huy
çıkmaz. |
Can çıkmadan
ümit kesilmez. |
Canı kaymak,
isteyen mandayı yanında taşır. |
Canı yanan
eşek atı geçer. |
Çağırılan yere
erinme, çağırılmadığın yere görünme. |
Çağrılmadık
yere, çörekçi ile börekçi gider. |
Çalışan demir
pas tutmaz. |
Çamura taş
atma üstüne sıçrar. |
Çatal kazık
yere batmaz. |
Çıngıraklı
deve kaybolmaz. |
Çıracı olsam
ay akşamdan doğar. |
Çiftçilik,
eşeğin kuyruğuna benzer, ne uzar ne kısalır. |
Çingene ciğer
pişirir, yemeden karnını şişirir. |
Çok söz
yalansız, çok para haramsız olmaz. |
Çok yaşayan
bilmez çok gezen bilir. |
Çubuk iken
çıtlamayan, hezen iken kütlemez. |
Çürük iple
kuyuya inilmez. |
Çürük tahtaya
çivi çakılmaz. |
Dağ dağa
kavuşmaz insan insana kavuşur. |
Damlaya
damlaya göl olur. |
Danışan dağlar
aşar, danışmayan yolda şaşar. |
Davetsiz gelen
döşeksiz oturur. |
Davulun sesi
uzaktan güzel gelir. |
Deme dostuna,
der dostuna. Bir gün olur tuz basarlar postuna. |
Demir nemden
insan gamdan çürür. |
Demir tavında
dövülür. |
Deniz
sevilirde, densiz sevilmez. |
Denize düşen
yılana sarılır. |
Derdini
söylemeyen derman bulamaz. |
Dereyi
görmeden paçayı sıvama. |
Deveciyle
konuşan kapıyı yüksek açar. |
Deveyi yardan
atlatan, bir tutam ottur. |
Dibi
görünmeyen sudan geçme. |
Dinsizin
hakkından imansız gelir. |
Dinsizin ipi
ile Kuyuya inilmez. |
Doğru
söyleyeni Dokuz köyde kovarlar. |
Doğru
söyleyenin bir ayağı üzenğide gerek. |
Domuzdan post
gavurdan dost olmaz. |
Dost acı
söyler. |
Dost başa
düşman ayağa bakar. |
Dost kara
günde belli olur. |
Dost yüzünden,
düşman gözünden belli olur. |
Döğüşerek
pazarlık et , güle güle ayrıl. |
Dut kurusuyla
yar sevilmez. |
Düşenin dostu
olmaz. |
Düşman ayağa
dost basa bakar. |
Düşmanın
karıncaysada kork. |
Eceli gelen
köpek cami duvarına işer. |
Eğri oturalım
doğru konusalım. |
Eken biçer,
konan göçer. |
Ekmeğin büyüğü
hamurun çoğundan olur. |
El ağzı ile
çorba içilmez. |
El deliye,
bende akıllıya muhtacım. |
El elden
üstündür. |
El elin
eşeğini türkü çağırarak arar. |
El yarası onar
Dil yarası onmaz. |
El yumrugu
yemeyen, kendi yumrugunu balyoz sanar. |
Eli dar
olanın, dili kısa olur. |
Eli doluya:
ağa buyur, eli boşa: ağa uyur. |
Eli ile köfte
yuvarlıyor, gözü kırık kovalıyor. |
Elin ile
koymadığını kaldırma. |
Elin iti gider
üleş getirir, bizim it gider beleş getirir. |
Emanet (Amanat)
ata binen, tez iner. |
Emeksız yemek
olmaz. |
Eşek hoşaftan
ne anlar. Suyunu içer. denesini (tanesini) kor. |
Eşek ölür
semeri kalır;insan ölür eseri kalır |
Et tırnaktan
ayrılmaz. |
Evladı ben
doğurdum ama, gönlü benim değilki... |
Fakir parasız
olan değil akılsız olandır. |
Fakirin tavuğu
tek tek yumurtlar. |
Garip kuşun
yuvasını Allah yapar. |
Geçtiğin
köprüleri yakma. |
Gelin ata
binmişde, görkü kimin kapıya inmiş. |
Harman yel
ile, düğün el ile olur. |
Hasta yatan
değil, eceli gelen ölür. |
Havada ahreni
ile uçmayan kuşun sesi havadan değil, tavadan gelir. |
Haydan gelen
huya gider. |
Hazıra hanak,
pişmişe konak. |
Hem kız, hem
baldırı düz hem de ucuz olur mu. |
Her akla
geleni işleme her ağacı taslama. |
Her işin başı
sağlık. |
Her işte bir
hayır vardır. |
Her koyun
kendi bacağından asılır. |
Her kuşun eti
yenmez. |
Her şakanın
altında bir gerçek yatar. |
Her şeyin
yenisi,dostun eskisi. |
Her taş baş
yarmaz. |
Her yiğidin
bir yoğurt yiyişi vardır |
Her zamanı bir
sayma. |
Herkes aklını
pazara çıkarmış,yine kendi aklını beğenmiş. |
Horoz ölür
gözü çöplükte kalır. |

|
|